
Camdan dışarı baktığımda yoldan geçen kediler görüyorum ve çatıların tepesinden uçan kuşlar. Biri henüz nereye gideceğine karar verememiş. Diğeri ise kendi çizgisinde uçmaya devam ediyor. İmrendiriyor beni bu muhteşem özgürlükleri. Kuralsızca, kısıtlanmaksızın, dilediklerince yaşıyorlar hayatlarını. Peki ya neden hiç bir insan bu denli özgür kalamıyor?
Devamlı ait olduğu ailenin, ülkenin hatta arkadaş ortamının bile şartlarına uymak zorunda kalıyoruz. Eğer şartlara uymazsak yaptırımlar var. O muhteşem yaptırımlar! Başkalarının koyduğu kurallar, başkalarının koyduğu yaptırımlar… Başkalarına göre yaşayan -yaşamak zorunda olan- insanlar…
Ben başkalarına bağlı, istediğim çizgiye koyamayacaksam hayatımı ya da hayatımı koyduğum çizgi başkalarına göre şekillenmek zorunda kalıyorsa nerede benim özgürlüğüm? Nerede özgürlük naraları atan güzel insanlar? Hangi ben özgürüm? Toplum içinde yüksek sesle konuşamayan ben mi? Hiç sanmıyorum. He birde kapalı yerlerde sigara içemeyen ben var. O mu özgür sizce? Yoksa sakız çiğneyemeyen, yerlere tüküremeyen Singapurlu mu özgür? Birde pazar günleri çamaşır asamayan İsviçreli var tabi onu da unutmamak lazım… İnsanlık için içi boş bir deyim özgürlük. Eğer bir topluluğa mensupsak, en basitinden yaşadığımız bir ülke varsa -ki aksi biraz havada kalıyor- özgürlük koca bir safsata.
0 yorum
Yorum Gönder